Ali Murat DUMAN
Köşe Yazarı
Ali Murat DUMAN
 

Türkiye İklim Değişikliği Verileri

Dünya üzerinde yaşanan iklim değişimi olaylarından en çok ve en hızlı etkilenen ülkelerden biri Türkiye’dir. İklim değişimi bundan sonra kıyamete kadar tüm dünyayı ilgilendiren ve hatta en çok meşgul edecek konu olmaya adaydır. Peki durum bu şekilde olmasına rağmen, soframızdaki ekmeğin miktarını belirleyen böylesine önemli bir mevzu hakkında insanlarımız ne kadar bilgili ve bilinçli? İnsani Gelişim Vakfı (İNGEV)in 2021 Aralık – 2022 Ocak arasında gerçekleştirdiği anket çalışması sonuçları kıymetli veriler ihtiva etmektedir. “Karbon ayak izi”, “sera gazı” gibi iklim değişikliği ile ilgili kavramlara aşina olmayan %40’lık bir kitle var. Ülkemizde yakın zamanlarda gerçekleşen yangın ve sel felaketlerinin iklim değişikliği ile ilgisini kuranlar sadece %41. Paris İklim Anlaşmasını hiç duymayanların oranı %46. Çok enteresan, iklim krizi ile mücadele etmek için sivil toplum veya belediyelere görev düştüğünü düşünenlerin oranı sırasıyla %9 ve %5. Sanayici, iş dünyası ve enerji santralleri sahiplerinin sorumlu olması gerektiğini düşünenlerin oranı da sırasıyla %9 ve %5. Bu bilgiler bizim daha çok yazı yazmamız gerektiğini, daha çok bilgilendirmelerde bulunmamız mecburiyetini ortaya koymaktadır. Bunları bir önemli not olarak düştükten sonra gelelim vereceğimiz bilgilere. Amerikan Ulusal Okyanus ve Atmosfer Yönetimine (NOAA) göre 2024 yılı  Türkiye açısından en sıcak yıl olarak kayıtlara geçti. 2024 yılında yağışlar Avrupa ve Asya kıtasının büyük bölümünde normal civarı veya üzerinde, Güney Amerika, Afrika’nın güneyi ve Türkiye’nin de içinde olduğu Akdeniz havzasında normallerin altında gerçekleşmiştir.  2024 yılı Türkiye ortalama sıcaklığı 15,6 derece ile, 1991-2020 ortalaması olan 13,9 derecenin çok üzerinde gerçekleşerek  son 54 yılın rekorunu kırmıştır. Kış ve yaz ayrımı açısından sıcaklıklara bakmak gerekirse; 1991-2020 arasında kış mevsimi ortalama sıcaklığı 3,9 derecedir. 2023-2024 yılı ortalama kış mevsimi sıcaklığı 7,2 dercedir. Bu çok büyük bir anomalidir. 1991-2020 arası yaz mevsimi ortalama sıcaklığı 24 derece, 2024 yılı yaz mevsimi ortalama sıcaklığı 26,1 derecedir. Arada sanki büyük rakamlar değilmiş gibi gelen bu farklar, bir yerin toptan yok olmasına yetecek kadar meteorolojik afet sebebi olabilmektedir. 2024 yılında en düşük sıcaklık -31,3 derece ile Ocak ayında Ardahan’da, en yüksek sıcaklık ise 47,8 derece ile Haziran’da Ceylanpınar’da (Şanlıurfa) gerçekleşmiştir. Türkiye 2024 yılı alansal yağışı 537,2 mm oldu. 1991-2020 ortalaması ise 573,4 mm’dir. Ortalama %6,3’lük bu azalma birçok problemi de beraberinde getirmektedir. 2024 yılında Türkiye’de gerçekleşen meteorolojik afet sayısı 1257’dir. Bunların % 35’i şiddetli yağış ve sel, % 20’i fırtına, %18’i dolu, %9’u kar, %8’i yıldırım düşmesi, %3’ü heyelan, %2’i hortum ve don. Çığ, orman yangını, sis, kum fırtınası gibi meteorolojik afetlerin bu sayıdaki payı %1 veya daha az oldu. Enteresan bir veri daha vermek gerekirse, ülkemiz genelinde nüfusu 1 milyondan fazla olan 24 büyükşehir belediyesinin konumları esas alınarak yüzeye yakın toplam yağış miktarının, iklim değişiminin 1,5 derece ile sınırlı tutulduğu senaryo dahilinde bile ortalama %7,1 azalması öngörülüyor. Türkiye’de 29 Ekim 2021 tarih ve 31643 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 85 numaralı kararname ile İklim Değişikliği ve Uyum Koordinasyon Kurulu (İDUKK) kuruldu. Kurumun sekreteryasını ÇŞİDB İklim Değişikliği Başkanlığı yapacak. İlgili bir Bakan Yardımcısı da İklim ile ilgili Başmüzakereci olacak. Yine çok bilinmeyen önemli bir adım olarak, 4 Kasım 2021’de TCMB bünyesinde Yeşil Ekonomi ve İklim Değişikliği Müdürlüğü kurulmuştur. İklim değişiminin en çok vurduğu alanlardan biri olan tarım için, yağmur suyunun toplanması ve gri suyun stratejik olarak yeniden kullanılmasının tarımda su tüketimini %40 oranında azaltabileceğini belirtmektedir uzmanlar. Bu rakam müthiştir. Mevcut tarımımızın ihtiyaç duyduğu su miktarı göz önüne alındığında sadece yağmur suyunun doğru değerlendirilmesi ile yıllarca önemli  ve zarar verici şekilde su problemi yaşanmayabilir. Dünya’da ülkelerin İklim Değişimi ile ilgili performanslarını ölçümleyen önemli bir kuruluş bulunmaktadır. İklim Değişikliği Performans Endeksi (İDP), Climate Change Performance Index (CCPI). 2005 yılından beridir her yıl yayımlanmaktadır. CCPI, küresel sera gazı (GHG) emisyonlarının %90'ından fazlasını oluşturan 63 ülke ve AB'nin iklim değişikliğiyle mücadele çabalarını ortaya koymaktadır. Türkiye bu index’e göre, 2005’de 53, 2022’de 41, 2023’de 47, 2024’de 56 ve 2025’de 53.sırada olmuştur. 63 ülke baz alındığında iklim değişikliği ile mücadelede daha çok çaba harcanması gerektiği ortadadır. Güzel ülkemizi yukarıda yazılan veriler ışığında değerlendirmek, korumak, dikkatle üzerine titremek hepimizin görevidir.   Kaynaklar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Metoroloji Genel Müdürlüğü, 2024 yılı İklim Değerlendirmesi Ankara, 2025 12.Kalkınma Planı 2024-2028, İklim Değişikliğinin Sürdürülebilir Kalkınmaya Etkisi, Özel İhtisas Komisyonu Raporu,TC.Cumhurbaşkanlığı, Strateji ve Bütçe Başkanlığı, Ankara 2023 Orman Yangınlarından Korunma Rehberi ve Yangına Dayanıklı Bitkiler Atlası,Umur Gürsoy,Temmuz 2023, e-kitap Ankara Türk Tabipleri Birliği INGEV’in ‘’İklim Değişikliğine Yönelik Tutumlar’’ Çalışmasına Yansımalar, Doç.Dr.Hande Paker, Bahçeşehir Üniv. Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Böl.
Ekleme Tarihi: 31 Ocak 2026 -Cumartesi

Türkiye İklim Değişikliği Verileri

Dünya üzerinde yaşanan iklim değişimi olaylarından en çok ve en hızlı etkilenen ülkelerden biri Türkiye’dir. İklim değişimi bundan sonra kıyamete kadar tüm dünyayı ilgilendiren ve hatta en çok meşgul edecek konu olmaya adaydır.

Peki durum bu şekilde olmasına rağmen, soframızdaki ekmeğin miktarını belirleyen böylesine önemli bir mevzu hakkında insanlarımız ne kadar bilgili ve bilinçli? İnsani Gelişim Vakfı (İNGEV)in 2021 Aralık – 2022 Ocak arasında gerçekleştirdiği anket çalışması sonuçları kıymetli veriler ihtiva etmektedir. “Karbon ayak izi”, “sera gazı” gibi iklim değişikliği ile ilgili kavramlara aşina olmayan %40’lık bir kitle var.

Ülkemizde yakın zamanlarda gerçekleşen yangın ve sel felaketlerinin iklim değişikliği ile ilgisini kuranlar sadece %41. Paris İklim Anlaşmasını hiç duymayanların oranı %46.

Çok enteresan, iklim krizi ile mücadele etmek için sivil toplum veya belediyelere görev düştüğünü düşünenlerin oranı sırasıyla %9 ve %5. Sanayici, iş dünyası ve enerji santralleri sahiplerinin sorumlu olması gerektiğini düşünenlerin oranı da sırasıyla %9 ve %5. Bu bilgiler bizim daha çok yazı yazmamız gerektiğini, daha çok bilgilendirmelerde bulunmamız mecburiyetini ortaya koymaktadır. Bunları bir önemli not olarak düştükten sonra gelelim vereceğimiz bilgilere. Amerikan Ulusal Okyanus ve Atmosfer Yönetimine (NOAA) göre 2024 yılı  Türkiye açısından en sıcak yıl olarak kayıtlara geçti.

2024 yılında yağışlar Avrupa ve Asya kıtasının büyük bölümünde normal civarı veya üzerinde, Güney Amerika, Afrika’nın güneyi ve Türkiye’nin de içinde olduğu Akdeniz havzasında normallerin altında gerçekleşmiştir.  2024 yılı Türkiye ortalama sıcaklığı 15,6 derece ile, 1991-2020 ortalaması olan 13,9 derecenin çok üzerinde gerçekleşerek  son 54 yılın rekorunu kırmıştır. Kış ve yaz ayrımı açısından sıcaklıklara bakmak gerekirse; 1991-2020 arasında kış mevsimi ortalama sıcaklığı 3,9 derecedir.

2023-2024 yılı ortalama kış mevsimi sıcaklığı 7,2 dercedir. Bu çok büyük bir anomalidir. 1991-2020 arası yaz mevsimi ortalama sıcaklığı 24 derece, 2024 yılı yaz mevsimi ortalama sıcaklığı 26,1 derecedir. Arada sanki büyük rakamlar değilmiş gibi gelen bu farklar, bir yerin toptan yok olmasına yetecek kadar meteorolojik afet sebebi olabilmektedir. 2024 yılında en düşük sıcaklık -31,3 derece ile Ocak ayında Ardahan’da, en yüksek sıcaklık ise 47,8 derece ile Haziran’da Ceylanpınar’da (Şanlıurfa) gerçekleşmiştir. Türkiye 2024 yılı alansal yağışı 537,2 mm oldu. 1991-2020 ortalaması ise 573,4 mm’dir.

Ortalama %6,3’lük bu azalma birçok problemi de beraberinde getirmektedir. 2024 yılında Türkiye’de gerçekleşen meteorolojik afet sayısı 1257’dir. Bunların % 35’i şiddetli yağış ve sel, % 20’i fırtına, %18’i dolu, %9’u kar, %8’i yıldırım düşmesi, %3’ü heyelan, %2’i hortum ve don. Çığ, orman yangını, sis, kum fırtınası gibi meteorolojik afetlerin bu sayıdaki payı %1 veya daha az oldu.

Enteresan bir veri daha vermek gerekirse, ülkemiz genelinde nüfusu 1 milyondan fazla olan 24 büyükşehir belediyesinin konumları esas alınarak yüzeye yakın toplam yağış miktarının, iklim değişiminin 1,5 derece ile sınırlı tutulduğu senaryo dahilinde bile ortalama %7,1 azalması öngörülüyor. Türkiye’de 29 Ekim 2021 tarih ve 31643 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 85 numaralı kararname ile İklim Değişikliği ve Uyum Koordinasyon Kurulu (İDUKK) kuruldu. Kurumun sekreteryasını ÇŞİDB İklim Değişikliği Başkanlığı yapacak. İlgili bir Bakan Yardımcısı da İklim ile ilgili Başmüzakereci olacak. Yine çok bilinmeyen önemli bir adım olarak, 4 Kasım 2021’de TCMB bünyesinde Yeşil Ekonomi ve İklim Değişikliği Müdürlüğü kurulmuştur.

İklim değişiminin en çok vurduğu alanlardan biri olan tarım için, yağmur suyunun toplanması ve gri suyun stratejik olarak yeniden kullanılmasının tarımda su tüketimini %40 oranında azaltabileceğini belirtmektedir uzmanlar. Bu rakam müthiştir. Mevcut tarımımızın ihtiyaç duyduğu su miktarı göz önüne alındığında sadece yağmur suyunun doğru değerlendirilmesi ile yıllarca önemli  ve zarar verici şekilde su problemi yaşanmayabilir.

Dünya’da ülkelerin İklim Değişimi ile ilgili performanslarını ölçümleyen önemli bir kuruluş bulunmaktadır. İklim Değişikliği Performans Endeksi (İDP), Climate Change Performance Index (CCPI). 2005 yılından beridir her yıl yayımlanmaktadır. CCPI, küresel sera gazı (GHG) emisyonlarının %90'ından fazlasını oluşturan 63 ülke ve AB'nin iklim değişikliğiyle mücadele çabalarını ortaya koymaktadır.

Türkiye bu index’e göre, 2005’de 53, 2022’de 41, 2023’de 47, 2024’de 56 ve 2025’de 53.sırada olmuştur. 63 ülke baz alındığında iklim değişikliği ile mücadelede daha çok çaba harcanması gerektiği ortadadır. Güzel ülkemizi yukarıda yazılan veriler ışığında değerlendirmek, korumak, dikkatle üzerine titremek hepimizin görevidir.

 

Kaynaklar

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı,
Metoroloji Genel Müdürlüğü, 2024 yılı İklim Değerlendirmesi Ankara,
2025 12.Kalkınma Planı 2024-2028,
İklim Değişikliğinin Sürdürülebilir Kalkınmaya Etkisi,
Özel İhtisas Komisyonu Raporu,TC.Cumhurbaşkanlığı, Strateji ve Bütçe Başkanlığı,
Ankara 2023 Orman Yangınlarından Korunma Rehberi ve Yangına Dayanıklı Bitkiler Atlası,Umur Gürsoy,Temmuz 2023,
e-kitap Ankara Türk Tabipleri Birliği INGEV’in ‘’İklim Değişikliğine Yönelik Tutumlar’’ Çalışmasına Yansımalar,
Doç.Dr.Hande Paker, Bahçeşehir Üniv. Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Böl.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yenihaberturkiye.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.